İstatistik Dili ve Edebiyatı

Nasıl yüksek lisans yapmak için lisans diplomasına gerek varsa istatistik dersini alabilmek için de bu bölümün diplomasına gerek var arkadaş.

Pazartesi sendromunu bütün hücrelerimde hissettiğim bir iş gününde akşamı etmişim. Kafam karma karışık bir halde evime gidebilmek için merdiven çıkıyorum. Allah kahretsin! Yine balık yapmış 8 numara. Vicdansız kadın... Çok güzel kokuyor o.

Evime geliyorum. Dolabı açıp elime hazır pizzayı alıyorum. Gözlerimi kapatıp balık niyetine fırına veriyorum. 15 dakika sonra yemeğimin hazır olacağı gerçeği beni mutlu etmek için yetiyor ama masada gördüğüm notlar, o çocuksu sevinci, Mahmut Hoca'nın bütün gerçekçiliği ile silip atıyor hafızamdan. Sigarası patlamış Güdük Necmi gibi oluyorum. Boş boş etrafa bakınıyorum. Her şeyi unutup akşamki dersi düşünüyorum ve yine yıkılıyorum.

Arkadaş istatistik dersi mi alıyorum yoksa yabancı dil kursuna mı gidiyorum belli değil. Adamın söylediği 10 kelimeden 7'sini anlamıyorum. Cümle başlıyor: "Enformasyon entropisini maksimum yapan dağılımın limite giden dağılımları yani rassal değişkenlerin yakınsama analizinde bazı merkezsel limit teoremleri için, örneğin; kestirimlerin asimtotik normalliğini kümülant üreten fonksiyon etrafında konsantre eden..." bi dakika geldik mi diye uyanıyorum. Yarısında uyumuşum cümlenin.

Gözümü açıyorum ve bana sinirle bakan bir çift gözün hemen altındaki boşluktan "anlaşılan konuya çok hakimiz. Ders anlatırken uyuyoruz" cümleleri bana doğru gönderiliyor. Daha onları hazmedememişken "arkadaşları da aydınlat. Bu örnekte beklediğimiz yoğunluk nasıl bir yoğunluk olacak?" cümleleri de aynı güzergahta hareket ediyor. Ben hocaya bakıyorum hoca bana bakıyor. İlgiyi dağıtmak için dışarı bakıyormuş gibi yapıp camdaki yansımadan hocaya bakıyorum hoca hâlâ bana bakıyor. Artık bir şey söylemek gerektiğini düşünüp önceki derslerden akılda kalanlardan birini seçiyorum ve söylemekle söylememek arasındaki bir ses tonuyla "sağa çarpık" diyorum. "Hayır, diyagonal" diyor. Orada bayılmışım. Sonrasını hatırlamıyorum.


Tuğrul ELMAS