Adı Orçun olan birisiyle tanışmak

Özlemişim arkadaşı, canım da fena sıkılıyor zaten. Arıyorum ve akşam buluşalım diyorum. Nihai amacım, içeceklerimizi yudumlarken "abi bizim fakültede kız mı vardı ki", "hacı, bıyıkları benimkinden çoktu ya", "hayır Tankut'un (iç mimar) sevgilisi olmayacak da benim mi sevgilim olacak" minvalinde muhabbet etmek.

"Tamam buluşalım" diyor ve sonra ekliyor; "benim kuzen de var; Orçun. Onunla geliriz". Ne de kolay söylüyor. Orçun diyor. Sanki dev bir kayayı yerinden söküp üzerime atıyor. Ah Ulan Rıza'ya selam gönderiyor. Zaman, bir anda Taksim - Osmanbey arası metro yolculuğu gibi yavaşlıyor. Sesler kesiliyor ve Orçun ismi kulaklarımda yankılanmaya başlıyor; Ooorçun, Orçuuuun.

Oysa ben hazır değildim. Bir pipom dahi yoktu. O aykırı takılan, asi ruhlu yönetmenin son filmi hakkında "ne biliyim abi iyiydi işte" yorumunun dışına çıkamıyordum. Yo dostum yo. Bu yükü kaldıramazdım. "Olmaz" diyordum arkadaşa, o ısrar ediyordu. "Ben hazır değilim" diyordum, o "Orçun iyi çocuktur" diyordu. Zalım hayat yine yapacağını yapıyordu. İçeceklerin yanına fıstık beklerken sinir stres servis ediyordu. Muhabbetin en hararetli kısmında gerçekleşecek Pelin'le telefon görüşmesinde Orçun'un yapacağı "beyler biraz sessiz" hareketi gözlerimin önüne geliyordu. Çıldırmak üzereydim. Telefonu kapattım ve Mahmut'u aradım.


Tuğrul ELMAS